
Ioniq 3 Pleos Connect Özellikli Avrupa’daki İlk Hyundai Modeli Olacak
Türkiye’de üretilecek olan tamamen elektrikli yeni kompakt hatchback modelIoniq 3 Pleos Connect Özellikli Avrupa’daki İlk Hyundai Modeli Olacak.
Ioniq 3 Pleos Connect Özellikli Avrupa’daki İlk Hyundai Modeli Olacak
Hyundai, tamamen elektrikli yeni kompakt hatchback modeli Hyundai IONIQ 3 ile yalnızca yeni bir otomobil tanıtmıyor. Marka aynı zamanda otomobilleri sürekli gelişebilen dijital platformlara dönüştürmeyi hedefleyen yazılım odaklı mobilite vizyonunun da ilk önemli adımlarından birini atıyor. Avrupa’da Pleos Connect bilgi-eğlence sistemini kullanan ilk Hyundai modeli olacak Hyundai IONIQ 3, akıllı telefon benzeri kullanıcı deneyimi, yapay zekâ destekli sesli asistanı ve sürekli güncellenebilen yazılım altyapısıyla markanın geleceğe yönelik teknolojik dönüşümünü temsil ediyor.
Hyundai Motor Group tarafından geliştirilen Pleos Connect, grubun Software Defined Vehicle (SDV) yani yazılım tanımlı araç stratejisinin ilk somut ürünü olarak öne çıkıyor. Şirket, gelecekte araçların yalnızca donanımla değil, sürekli gelişen yazılım ve yapay zekâ teknolojileriyle de farklılaşacağını belirtirken, uzun vadede Artificial Intelligence Defined Vehicle (AIDV) olarak adlandırdığı yeni nesil akıllı araç dönemine geçmeyi hedefliyor. Hyundai IONIQ 3, Avrupa’da bu dönüşümün ilk temsilcisi olacak.
İlk olarak Güney Kore’de yeni Grandeur modelinde kullanılacak olan Pleos Connect, Avrupa pazarında ise ilk kez Hyundai IONIQ 3 ile sunulacak. Android Automotive OS altyapısını kullanan sistem, Hyundai’nin kendi kullanıcı deneyimi anlayışıyla geliştirildi. Kablosuz OTA (Over-the-Air) güncellemeleri sayesinde yazılım, otomobil satın alındıktan sonra da yeni özellikler kazanabilecek ve performansı sürekli geliştirilebilecek. Hyundai Motor Group, 2030 yılına kadar yaklaşık 20 milyon Hyundai, Kia ve Genesis modelini Pleos Connect platformuyla buluşturmayı hedefliyor.

Yeni kullanıcı arayüzü, Hyundai’nin Seul, Frankfurt, Irvine ve Şanghay’daki kullanıcı deneyimi stüdyolarında gerçekleştirilen kapsamlı araştırmalar sonucunda geliştirildi. Mevcut sürücü alışkanlıkları ve kullanım senaryoları analiz edilerek hazırlanan arayüz, gereksiz grafiklerden arındırılmış sade yapısı sayesinde bilgilerin daha kolay algılanmasını sağlıyor. Ana ekranda uygulamalar tek ekran veya bölünmüş ekran modunda kullanılabiliyor. Böylece sürücüler aynı anda hem navigasyonu hem de müzik uygulamalarını çalıştırabiliyor. Sabit alt uygulama çubuğu ise sık kullanılan veya sabitlenen uygulamalara tek dokunuşla erişim imkânı sunuyor. Ayrıca üç parmak hareketiyle uygulamaların yerini değiştirmek veya açık pencereleri hızlıca kapatmak mümkün oluyor.

Pleos Connect ile birlikte navigasyon sistemi de tamamen yenilenmiş durumda. Hyundai, mevcut kullanıcılarından elde edilen büyük verileri analiz ederek ekran düzenini ve menü yapısını yeniden tasarladığını belirtiyor. Gerçek zamanlı trafik verileriyle çalışan çevrim içi haritalar sayesinde rota sürekli güncellenirken, sistem en uygun güzergâhı anlık olarak hesaplayabiliyor. Navigasyon ekranı kişiselleştirilebiliyor ve rota bilgileri ile tahmini varış süresi gibi önemli veriler yüzen bilgi kartları şeklinde gösteriliyor. Büyük merkez ekranda ise çevredeki araçlar, yayalar ve şerit bilgileri üç boyutlu grafiklerle görüntülenerek sürücünün çevresel farkındalığı artırılıyor.
Pleos Connect sisteminin merkezinde ise Hyundai’nin yeni nesil yapay zekâ destekli sesli asistanı Gleo AI bulunuyor. Büyük dil modeli (LLM) kullanan sistem, klasik sesli komut sistemlerinden farklı olarak doğal konuşmaları anlayabiliyor ve bağlama göre yorum yapabiliyor. Örneğin sürücü daha önce bahsedilen bir konum için yalnızca “Beni oraya götür” dediğinde sistem konuşmanın bağlamını analiz ederek doğru rotayı oluşturabiliyor. Aynı komut içerisinde birden fazla işlemi de yerine getirebilen Gleo AI, “Eve git ve klimayı 22 dereceye ayarla” gibi istekleri tek seferde gerçekleştirebiliyor.
Yapay zeka yalnızca navigasyonla sınırlı kalmıyor. Kullanıcılar doğal konuşma diliyle araç fonksiyonlarını kontrol edebiliyor, klima ayarlarını değiştirebiliyor, kullanım kılavuzundaki bilgilere ulaşabiliyor veya internet üzerinden haber, hava durumu ve spor sonuçlarını sorgulayabiliyor. Araç içerisindeki konuşanın hangi koltukta oturduğunu algılayabilen sistem, örneğin yalnızca sürücünün veya ön yolcunun koltuk ısıtıcısını ayrı ayrı çalıştırabiliyor. Hyundai ayrıca Gleo AI ile yapılan konuşmaların özel bir uygulama üzerinden yazılı olarak da görüntülenebileceğini belirtiyor.
Pleos Connect, yalnızca bilgi-eğlence sistemi olmanın ötesinde açık bir dijital ekosistem de sunuyor. Yeni App Market sayesinde müzik, video, internet ve üretkenlik uygulamaları doğrudan otomobil üzerinden kullanılabilecek. İlk etapta yaklaşık 10 uygulamanın sunulması planlanırken, yıl sonuna kadar bu sayının 30’un üzerine çıkarılması hedefleniyor. Hyundai, geliştiricilere yönelik Pleos Playground platformu üzerinden API ve geliştirme araçları sağlayarak üçüncü taraf uygulamaların sisteme entegre edilmesini de amaçlıyor. Böylece otomobiller, zaman içinde yeni uygulamalar kazanan ve sürekli gelişen dijital platformlara dönüşecek.
Teknolojik yeniliklerin yanında Hyundai Ioniq 3, tasarım anlayışıyla da markanın yeni yaklaşımını yansıtıyor. Hyundai’nin “Art of Steel” adını verdiği tasarım dili doğrultusunda geliştirilen model, “Aero Hatch” gövde yapısıyla aerodinamik verimliliği artırırken geniş bir iç yaşam alanı sunuyor. Standart versiyonlarda 16, 17 ve 18 inç jant seçenekleri sunulurken, Hyundai IONIQ 3 N Line ise 19 inç jantları, daha kaslı gövde detayları ve sürücü odaklı kokpit tasarımıyla daha sportif bir karakter sergiliyor.
İç mekanda ise Hyundai’nin “Furnished Space” yaklaşımı dikkat çekiyor. Geleneksel otomobil kokpitinden uzaklaşan tasarım anlayışı, çağdaş mobilyalardan ilham alan yüzeyler, yumuşak dokulu tekstiller ve sıcak renk kombinasyonlarıyla yaşam alanını andıran ferah bir atmosfer oluşturuyor. Böylece Hyundai Ioniq 3, yalnızca ulaşım sağlayan bir araç olmanın ötesinde, günlük yaşamın doğal bir uzantısı olarak konumlandırılıyor.
Avrupa pazarı dikkate alınarak geliştirilen Hyundai IONIQ 3, geliştirme sürecinin en başından itibaren Avrupalı mühendis ve tasarım ekiplerinin katkısıyla şekillendirildi. Şehir içi kullanım alışkanlıkları, uzun yol ihtiyaçları ve farklı yol koşulları dikkate alınarak süspansiyon, direksiyon ve sürüş karakteri Avrupa beklentilerine göre optimize edildi. Modelin üretiminin Hyundai Motor Türkiye’nin İzmit fabrikasında gerçekleştirilecek olması da Avrupa pazarına yakın üretim ve lojistik avantajı sağlayacak.

Tüm bu özellikleriyle Hyundai Ioniq 3, yalnızca yeni bir elektrikli hatchback olarak değil, Hyundai’nin yazılım merkezli geleceğe geçiş stratejisinin en önemli kilometre taşlarından biri olarak öne çıkıyor. Pleos Connect, yapay zekâ destekli Gleo AI, sürekli güncellenebilen yazılım altyapısı ve açık uygulama ekosistemiyle birlikte otomobili statik bir ulaşım aracından sürekli gelişen dijital bir yaşam platformuna dönüştürmeyi hedefliyor. Avrupa’da bu yeni dönemin ilk temsilcisi ise Hyundai IONIQ 3 olacak.
Hyundai Ioniq 3 Ne Zaman Satışa Sunulacak Belli Oldu haberimizi de okuyabilirsiniz…
Instagram sayfamızı takip etmek için tıklayın: Vidyoto






